Kalk Bak Halk
Yıl 1975. Her şey karanlık görünüyordu. Yazar bu şiiri kaleme aldığı o tarihlerde, Türkiye günde 10 ile 15 gencin cenazesini kaldırıyordu. O dönemde partilerin çekişmesi neticesinde: 15.000 insanımızı kayıp etmiştik. Bu şiir o dönemi anlatması açısından ilginç olduğu kadar, 25 Yıl öncesinden bu zamana kadar yazar, bir çok gelişmeyi tahmin etmiş olduğu gibi, tam bu günü (2000) teşhis etmiş olmakla da, şiir ve yazar çok enteresan bir manzara arz etmektedir. Şiirin bir başka özelliği de, bir İddia üzerine bu şiirini Nazım Hikmet uslübu ile yazılmış olmasıdır.
(126 sayfa )
Zira Musevî dedeniz Marks,
ürktüğü için
Kendisinin Çağ dışı felsefesinden:
Dönüp Evrensel görüşünden;
“ Ben Marksist değilim.."
Dİ – YE – BİL – MİŞ – TİR
Tabii Bir düşünür için bilmem.
Bu ne biçim?
Bu ne denli ?
Bu ne büyük ?
Bu ne garip ?
Bu ne menem ?
ŞEREFTİR?!..
Evet İşçi Lenin pederiniz,
aslında çaresizdi.
Bu sebeple de
eyleme geçmişti..
Her devirde
böyle vakalar olmuştur.
Fakat!
milletlerin malumudur ki;
ne Lenin ne halkı ne de sonrası
aradığının dirhemini bulmuştur!
Kaldı ki; tatbiki kabil olmayan,
ancak, Evrensel olduğu savunulan,
bu mantık saçması görüş:
Son bulması gerekirken, doğduğu yerde;
Bir bürokrat sınıfın elinde,
üstüne üstelik dejenere de olmuştur.
Lenin,
ürkütücü bir mezar ile kapanan,
belki de ilk perde..
Gerçek artistler değil de;
menfaat temizlikçileri kaldı,
şimdi rağbet görmeyen kulislerde...
Fakat
konuşmayan Mao Amcanıza
bütün gönlümle hak veriyorum..
Tüm insanî düşüncelerim ile
tamamen matematik kelimeler ile
Ona hak veriyorum..
Hak, tüm beyinim ile...
Hele bir iyi düşünsenize !
Sayfiye hayatı yaşamıyor bizler gibi
KırkMilyon kişi ile kendi ülkesinde..
Bir ülkede
Siz milyarı aşmış nüfusun
ne demek olduğunu biliyor musunuz?
Madem böyle bir felsefeye,
düşünüp taşınmadan sığınıyorsunuz;
O halde
zatî tembelliğinizden neden sıyrılıp da;
gerçeğin tadına yakından varmak,
boyunuzun ölçüsünü iyice almak,
sandığınıza doya doya kanmak için;
Kızıl Çin'e kadar
Bir saatliğine gitmiyorsunuz?
Mao Amcanız haklı..
Zira kıçı,
istemediği kadar kabaklı.
Amcanız ile sizin
bilmediğiniz tek şeyin
suali ise;
Acaba, bu kabakların içinde
NELER SAKLI ?!.
Efendi: KALK
BAK
HALK
rejimsiz değil; maarifsizdir...
Rejimleri maarif yaratamaz ama,
maarif rejimci beyinler yaratabilir.
Ve de HALK
BAK
KALKINIR
O ZAMAN.
Aradığını bilerekten...
Aradığını isteyerekten...
Aradığını bularaktan...