Ailesi       
Yaşamı       
İşi          
Eserleri          
İletişim          


Languages Biz Kimiz Telif Bilgileri E-mail Gönder Ana Sayfa

 

 

 

 

Eserleri / Kitapları
Onlar ve Ben



AnnemSevgililerimEşlerimDostlarımKızımBenVeÖtesi Bu kitap yaşanmışlıkları ve tecrübeleri ile güzellik ve çirkinlikleri, acılar ve mutlulukları ile heyecan ve ümitsizlikleri ile yazarın hayatından kesitler şeklinde bize yansıyor. Görünen bariz amaç herkesin kendine pay çıkartıp bir nebze de olsa ders alması ve gelecekteki acılara katlanmasını önlemek. Gerçekliği, açıklığı, akıcı ve didaktik oluşu ile evlenmeden önce herkesin okumasını tavsiye edebileceğimiz bir eser.
(268 sayfa)

Suvadiye Otelinden yine bir hanımla tanışmıştım. Otelden bavulunu toplayıp bana gelmiş, aradan bir ya da iki gün geçmiş, kapı çalınıp bir arkadaşım gelmişti. Ankara'ya, acil gitmesi gereken bir büyük para olduğunu, bu parayı beni götürüp götüremeyeceğimi sordu. Belli ki, çok sıkışmıştı. Parayı da, babası acele bekliyor ve paranın hemen eline geçmesi gerekiyordu. Hatuna vaziyeti anlattım. Benim ile gelip gelemeyeceğini sordum. Ankara'dan tatile gelmiş olduğu için, haklı olarak teklif Ona cazip gelmemişti. İznini alıp Onu da evde bırakıp, parayı adresi tabancayı arabanın anahtarları ile ruhsatını arkadaştan teslim alıp yola koyuldum. Sabah yola çıkmış olduğum için, öğleden sonra para hedefine ulaşmıştı.

Her insanın aynı anda önünde muhtelif ve eşdeğer hedefler vardır. işi, yuvası, sıhhatı vbg. Birini diğer için ihmâl etmemelidir.

Bir gece Ankara'da kalmanın, bir alemi yoku. Geriye dönecek olur isem, saat:02.30 sularında evde olabilirdim. Öyle de yapıp, yola koyuldum. Tahminim doğru çıkmış eve zamanında varmıştım.Yukarıya sessizce çıktım. Kapıyı sessizce açtım. Beni öğlene doğru bekleyen kadına, o saatte gelmekle, sürpriz yapacaktım.Yatak odasının kapısı hafif aralıktı. İçeriye karanlıkta girip, sadece özel kırmızı lambayı açtım. Açmamla da yatakta iki kişi olduğunu gördüm. İkisi de uyuyorlardı. Biri üstelik erkekti. Zürafa olacak değildi tabii. Bu sefer esas lambayı yaktım. Bir anda, ikisi de uyandı. Elimde tabanca ve karşımda iki ahmak vardı. Erkek, son derecede büyük bir paniğe kapılmıştı. Alnında biraz sonra, bir delik olacağından kesin emin olarak, gözleri büyümüş, yataktan doğrulmuş, ama öylece kalmıştı. Kadın ise, ağzında anlaşılmaz bir sürü lâf geveliyordu. Manzara tam bir Türk filmi gibiydi. Ve elbet beklenilen olacak ve ben ikisini de orada vuracaktım.

Birini vurmak fiili, vurulmuş olduğunu zannetmekten ileriye gelen, bir eylem tarzıdır. Ve ancak cahiller böyle zannederler. Bir kumar düşünün ki; Oynayan ve oynanan insandır. Kaybeden ve kaybolan insandır. Ödeyen ve ödenen insandır. Kazandığını zanneden dahî kaybedendir. Her ne inanç ve her ne sebeple olursa olsun; Olmaz, olamaz, böyle aptalca bir kumar.. Olmaz.. olamaz.. Böyle hunharca bir kumar...